Konkordato, tanımı itibariyle, bir borçlunun ticari durumunun sarsılmış olması nedeni ile alacaklıların, alacaklarını belli bir…
İflas Tasfiyesinde Sıra Cetveli
İflas tasfiyesinde sıra cetveli kurumu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 232. ila 236. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK mad. 232’ye göre iflas idaresi bütün alacak bildirimlerini aldıktan ve müflisin kayıt ve defterlerini inceledikten sonra İİK m. 206 ve 207’ ye göre sıra cetvelini hazırlar.
Sıra cetvelini hazırlanırken iflas idaresi, masaya alacak olarak kaydedilen, müflisin kayıt ve defterlerinde bulunan, tapu sicilinde yazılı olan ve istihkak iddiasına konu olan tüm hak ve alacakları dikkate almakla mükelleftir. Masaya kayıtlı alacaklar miktar ve sıraları ile sıra cetvelinde gösterilir. Bununla birlikte İİK mad. 233’e göre “Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar ret sebepleri ile birlikte gösterilir.” Müflisin kefil konumunda olduğu durumlarda alacaklı ancak kefalet miktarıyla sınırlı olarak alacağını kayıt ettirebilir.
İİK mad. 234 hükmüne göre “İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166ncı maddenin 2nci fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.”
Görülmektedir ki; iflas idaresi, iflas dairesine teslim ettiği sıra cetvelinin alacaklılar tarafından incelenebileceğini alacaklılara bir ilan ile duyurmakta olup sıra cetveli alacaklılara ayrıca yazılı olarak bildirilmemektedir. Nitekim alacaklılar sıra cetvelinden ilan vasıtasıyla haberdar olur ve ilgili iflas dairesi nezdinde inceleme yetkisini kullanarak bilgi sahibi olur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre “İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmeyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir.
Sıra cetvelinin düzenlenmesinde hangi tasfiye usulünün benimsendiği hususu önem arz etmektedir. Nitekim iflasın tasfiyesinde iki tür usul söz konusudur. Bunlardan ilki olan adi tasfiye usulü, iflasın normal tasfiyesidir. Masa mallarının değerinin adi tasfiye masraflarını karşılayacağı anlaşılırsa iflas dairesi adi tasfiyeye karar verir. Buna ilişkin karar 10 gün içinde ilan edilir. Adi tasfiyenin iflasın açılmasından itibaren 6 ay içinde yapılması gerekmektedir. Diğer tasfiye usulü olan basit tasfiye ise masada bulunan malların adi tasfiye masraflarını karşılamayacağı anlaşıldığında başvurulan usuldür. Belirtmek gerekir ki, masa masraflarının alacaklılardan biri tarafından karşılanması halinde adi tasfiyeye geçilir. Bu türde iflas idaresi ve alacaklılar toplantısı müesseseleri mevcut değildir.
İflasın adi tasfiye usulünde tasfiye edilmesine karar verilmiş olması halinde, İİK mad. 219/2 hükmüne göre alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara, alacaklarını ve istihkaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin asıllarını veya tasdikli suretlerini iflas idaresine sunmaları hususu ilan edilir. Basit tasfiye usulünde ise iflas dairesi yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere belirleyeceği günde alacaklarını bildirmeleri için alacaklıları ilanla davet eder.
ALACAK SIRASININ TAYİNİ VE SIRA CETVELİNE KARŞI KOYMA YOLLARI
İflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetvelinde alacaklar arasında gözetilen sıra şu şekilde tayin edilmektedir:
- Kamu alacakları
- Rehinli alacaklar
- İmtiyazlı alacaklar (aşağıdaki sıralama izlenerek)
- 1.sıra: İşçi alacakları, işverenlerin işçiler için oluşturdukları yardım sandıklarına olan borçları, nafaka alacakları
- 2.sıra: Velayet/vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu nedenle doğan alacakları
- 3.sıra: Özel kanunlarda belirtilen imtiyazlı alacaklar
- Diğer bütün alacaklar
Alacaklıların ilan edilen sıra cetveline karşı itiraz ve şikâyet yollarına başvurma hakları mevcuttur. İtiraz yolunda bir alacaklının başka bir alacaklının sırasına, alacağına, alacak miktarına karşı koyması söz konusu olup başvuru ilanı takiben 15 gün içinde asliye ticaret mahkemesine yapılmalıdır. Şikayette ise alacaklının kendi sırasına karşı koyması söz konusu olup 7 gün içinde icra hukuk mahkemesine başvuru yapılması gerekmektedir. Bu yollardan İİK mad. 235’te düzenlenen itiraz davası özellik arz etmektedir.
Alacağı iflas idaresi tarafından reddedilen alacaklı, alacağını ispat etmek ve hüküm altına aldırmak için İİK mad. 235’e dayanarak yetkili asliye ticaret mahkemesi nezdinde dava açma hakkına sahiptir. İflas hukukunda alacaklının açtığı bu davaya kayıt kabul davası denmektedir. Kayıt kabul davaları, yargılama usulü ve yargılama neticesinde verilen kararın niteliği nazara alındığında bir maddi hukuk davasıdır. Ancak İcra İflas Kanunu’ndaki özel usule tabi olduğunu not etmek gerekir. Nitekim davacının açmış olduğu kayıt kabul davası her ne kadar bir alacak davası niteliğinde ise de davacı bu davada alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulünü talep etmektedir. Bu kapsamda önemli bir husus olarak belirtmek gerekir ki, iflasın açılmasından evvel müflis aleyhinde açılmış olan bir alacak veyahut itirazın iptali davasına konu olan alacağı iflas idaresi kabul etmez ise, iflasın açılmasından sonra bu davaya kayıt kabul davası olarak devam edilecektir. Bu durumda husumet iflas idaresine yöneltilecektir.


