Kripto paraları ve “hepsine hükmedecek tek coin” olan bitcoini artık duymayan kalmadı. Öyle ki her gün bu…
Akıllı Sözleşme
Geleneksel Sözleşmelerin Sonu Mu Geliyor?
GİRİŞ
Sözleşme, kişi ve kurumların ihtiyaçlarını gidermek ve her türlü iş, işlem ve eylemlerini gerçekleştirmek için en fazla başvurduğu hukuki müesseselerden biridir. Hukuk normları tarafından da ayrıntılı bir şekilde düzenlenen sözleşmeler tarafların karşılıklı iradelerinin uyuşmasıyla kurulurlar. Kurulması ve işletilmesi tarafların iradelerine bağlı olmakla birlikte bir hukuki kurum olarak sözleşmeler, tam anlamıyla etkin bir enstrüman olabilmek her zaman için bir aracıya ihtiyaç duymaktadır. Zira sözleşmede anlaşılan fiillerin gereği gibi yerine getirilmemeleri riski her zaman mevcuttur. Sözleşmede borçlanılan edimlerin yerine getirilmemesi halinde tarafları buna zorlayacak bir güce ihtiyaç vardır. Bu güç pozitif hukukta meşru güç kullanma tekeline sahip devletin adli teşkilatıdır. Yani sözleşmeler taraflar arasında kurulsa da çıkabilecek anlaşmazlıkları çözmek ve tarafları borçlarını yerine getirmeye zorlamak için bir üçüncü kişiye ihtiyaç vardır.
Blockchain teknolojisi ile literatüre kazandırılan akıllı sözleşme, klasik anlamdaki sözleşmeden özellikle yukarıda bahsedilen hususlar bakımından ayrılmaktadır. Zira akıllı sözleşmeleri uygulanması için üçüncü bir kişinin aracılığına ihtiyaç duyulmamaktadır. Zira üzerinde kuruldukları yazılım sayesinde sözleşmenin ifa edilmemesi gibi bir durum ihtimal dışı bırakılmıştır. Bir nevi sözleşmenin kurulması aşaması ile icra aşaması birleştirilmiş ve bu işleyişin sağlanması blockchain teknolojisine bırakılmıştır. Blockchain teknolojisi, genelde kripto paralar nedeniyle bilinmekteyse de aynı zamanda akıllı sözleşmeler gibi sayısız alanda dijitalleşmeye imkan vermektedir. Zaten kişiler arası kripto para transferi de başı başına bir akıllı sözleşme işlemidir. Bu yazımızda öncelikle kısaca blockchain teknolojisini ve sonra da akıllı sözleşmelerin hukukumuza yansımalarını irdeleyeceğiz.
- BLOCKCHAIN TEKNOLOJİSİ
Blok zinciri adıyla da bilinen blockchain, katılımcıların üzerinde çeşitli işlemler yapabildiği bir veri tabanı olarak adlandırılabilir. Dağıtık defter teknolojisi (distributed ledger technology) olarak nitelenen blok zinciri, birbirine zincir halinde bağlı veri taşıyıcısı bloklardan oluşmaktadır. Bu bloklardan her biri zincir üzerindeki her bir veriyi kendi bünyesinde taşır. Yani verilerin merkezi bir yerde depolanması söz konusu değildir. Sistem üzerindeki her bir kullanıcı her bir veriye ulaşabilir. Elbette bu veriler kriptografik olarak şifrelenmiş verilerdir. Eş deyişle, blok zinciri üzerindeki tüm veriler veri tabanına erişimi olan herkese açık olmalarına rağmen şifreli oldukları için anonimdirler. Aynı zamanda bloklar da birbirlerine kriptografik bağlarla bağlıdır.1
Bir blok, aslında bir veri demetidir. Her bir blok zaman damgası, önceki bloğun ‘hash’i ve bir dizi işlem dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere farklı öğeler içeren sabit boyutlu bir kutu olarak düşünülebilir. Hash, aslında zincirdeki her bir verinin şifrelenmiş hali olarak adlandırılmaktadır. Bloklar için oluşturulan hash’ler de içerdikleri verilerin toplamının şifrelenmiş hali ya da bir nevi fotoğrafı olarak düşünülebilir. Her bir blok kendinden önceki bloğun hash’ini içerdiğinden, önceki bloğun içerdiği verileri de şifreli olarak taşımaktadır. Basitçe ifade edilirse, her bir blok önceki bloğun hash’i ile birlikte kendi bünyesinde gerçekleştirilen işlemlere ait bilgiler taşır. Bu şekilde bir bloktaki değişim tüm blokların değişmesini gerektirir. Blok zincirinin dağıtık bilgi teknolojisi bu şekilde sağlanır.2
Dağıtık veri depolanması aynı zamanda blok zincirinin dışarıdan gelecek saldırılara karşı güvenli olmasını da sağlar. Zira başarılı bir saldırı için hedeflenecek merkezi bir veri deposu bulunmamaktadır. Her bir bloğun sisteme eklenebilmesi için mevcut katılımcıların %50’sinden fazlası tarafından onaylanması gerekmektedir. Dolayısıyla dışarıdan yapılan bir saldırının başarılı olabilmesi için sistemdeki katılımcıların çoğunluğunu etkileyebilmesi gerekmektedir. Bu durum da neredeyse imkansıza yakındır.3
- AKILLI SÖZLEŞME
Akıllı sözleşme (veya diğer ismiyle kripto kontrat), taraflarca öngörülen sözleşme koşulları dahilinde otomatik olarak ilerleyen bilgisayarlı bir işlem protokolüdür. Daha açık bir ifade ile, fiziki dünyada sözleşme taraflarının belirlediği hak ve yükümlülüklerin bilgisayar ortamına aktarılması, aktarılan bu sözleşme koşullarının kendi kendisini yürütmesi, ilerletmesi ve neticelendirmesidir.
Bilgisayar bilimcisi, kriptografi uzmanı ve hukuk profesörü olan Nick Szabo, akıllı sözleşmelerden ilk bahsettiğinde4takvim 1994 yılını gösteriyordu. Szabo, akıllı sözleşmeyi epey basit ve sade bir örnek ile açıklamıştır: Otomat Makinesi. Bu makineden bir kutu kola almak istediğimizde, makine içerisindeki kutu kolanın üzerinde yazan para miktarını makineye yerleştiririz ve kutu kolanın numarasını tuşlarız. Makine kendisine girilmiş temel kod çerçevesinde öncelikle numarası tuşlanan kutu kolanın değerini ve akabinde yerleştirilen parayı kontrol eder. Şayet bu ikisinin kodları birbirine uygun ise makine kutu kolayı alıcının alabilmesi için aşağısındaki bölmeye bırakır. Böylece alıcı ile otomat makinesi arasında bir sözleşmesel ilişki kurulmuş olur ve işbu sözleşme aslında bir akıllı sözleşme ilişkisidir. Dolasıyla blok zinciri kullanılarak yapılmakta olan akıllı sözleşmeler de otomat makinesinin işleyiş prensibinden pek de farklı değildir.
- AKILLI SÖZLEŞMENİN KURULMASI VE UYGULAMASI
Bir akıllı sözleşmenin kurulabilmesi için öncelikle sözleşme tarafları hak ve borçlarını tespit eder, bu hak ve borçları blok zinciri temelli kodlar haline getirir, kriptografik olarak imzalar ve blok zincirine yüklerler. blok zincirine yüklenen sözleşme, bu ağ üzerindeki diğer bileşenler ile etkileşim kurabilecektir. Böylece artık blok zinciri temelli akıllı sözleşme otomatik olarak ilerlemeye ve insan müdahalesi olmaksızın kendi kendini icra etmeye başlar. Örneklemek istersek, A şirketi B şirketinden 500 kg iplik satın almak ister. B şirketi ise bu ürünün A şirketine teslimi tarihinde kendisine toplam 2.500-$ ödeme yapılmasını ister. Taraflar ürün özellikleri, ödeme miktarı, ödeme tarihi, ürün teslim tarihi gibi tüm ticari ve hukuki şartları bloklar halinde kodlayarak bilgisayar ortamına aktarırlar. Daha sonra dijital imzaları ile imzalarlar. B şirketi, ürünleri A şirketine teslim ettiğinde akıllı sözleşme A şirketinin stok verilerinden teslimatın yapıldığını görür, akabinde A şirketinden B şirketine 2.500-$ ödemeyi otomatik olarak havale eder. Böylece herhangi bir üçüncü kişi/kurum müdahalesi olmaksızın akıllı sözleşme otomatik olarak ilerlemiş ve neticelenmiş olur.
Bugün örneğin ABD menşeli Wallmart Inc.5 IBM ile birlikte gerçekleştirdiği proje kapsamında blok zinciri teknolojisini organizasyonel yapısına tam olarak entegre eden ilk şirketlerden birisidir. Gıda tedarik zinciri süreçlerini blok zincirine aktaran Wallmart Inc., kendisine gıda tedarik eden şirketler ile akıllı sözleşmeler tahtında alım yapmaktadır. Benzer şekilde uluslararası sigorta şirketi olan AIG6, IBM ile birlikte gerçekleştirdiği proje neticesinde uluslararası sigortacılık faaliyetlerini blok zincirine aktarmış ve müşterileri ile akdettiği çeşitli ülkelerdeki çok sayıdaki sigortacılık sözleşmesini akıllı sözleşmeler ile gerçekleştirmektedir. Avustralya Menkul Kıymetler Borsası hâlihazırda kullandığı sistem yerine, blok zinciri tabanlı işlem-sonrası çözümler geliştirmektedir.7
Blok zinciri temelli akıllı sözleşmelerin uygulama alanının bir sınırı bulunmamaktadır. Bununla birlikte yakın gelecekte başta gelen uygulama alanları olarak bankacılık işlemleri, sigortacılık işlemleri, tedarik zincirleri, tapu veya araç alım-satım işlemleri, taşınır veya taşınmaz kiralama sözleşmeleri gösterilmektedir. Yine örneğin sanal ortamda bir şarkısını dinlediğimiz sanatçının albümünü, kabul edeceğimiz bir akıllı sözleşme dâhilinde edinmemiz mümkün olabilecektir. Sanatçıya ait fikri ve sınai mülkiyet hakkının karşılığı olan ödemeyi şarkıyı dinlerken başkaca hiçbir ek işlem yapmaksızın gerçekleştirmemiz mümkün olacaktır.
- AKILLI SÖZLEŞMENİN ARTILARI
Akıllı sözleşmenin her geçen gün katlanarak artan uygulama alanı bulmasının sebebi bizlere sağladığı çok sayıdaki fayda olduğu kuşkusuzdur. Bunlara kısaca değinmek istersek;
- Doğrulanabilirlik: Akıllı sözleşmelerin dayanağı olan blok zinciri teknolojisinin başta gelen özelliklerinden birisi hiçbir şekilde değiştirilemez olması ve insan hatasına mahal bırakmamasıdır. Böylece sözleşme tarafları sözleşme içeriğinin doğruluğundan herhangi bir kuşku duymamaktadırlar
- Şeffaflık: Akıllı sözleşmelerde yaşanabilecek herhangi bir ihlal durumu veya tarafların sözleşmeye uygun olarak edimlerini ifa edip etmediğinin tespiti blok zinciri teknolojisi sayesinde çok kolaydır. Akıllı sözleşmeler, fiziki sözleşmelerin sunamayacağı ölçüde şeffaflık sağlama imkânını haizdir.
- Hız: Akıllı sözleşmeler otomatik ilerleyen sözleşmeler olması nedeni ile evrak, kırtasiye ve bürokratik işleri ortadan kaldırmakta, tüm aracıları aradan çıkartmakta ve tüm sürecin olabilecek en hızlı şekilde ilerlemesini temin etmektedir.
- Özerklik: Blok zinciri teknolojisi sayesinde akıllı sözleşmeye üçüncü kişilerin/kurumların müdahalesi/manipülasyonu imkân dâhilinde olmayıp operasyon ağ üzerinden otomatik olarak ilerlemektedir.
- Tasarruf: Üçüncü kişilerin/kurumların müdahalelerin ve aracıların aradan çıkartılması ile evrak, kırtasiye ve bürokratik işlerin ortadan kaldırılması taraflar için ciddi miktarlarda tasarruf sağlamakta ve maliyetlerin azalmasına yol açmaktadır.
- Güvenlik: Blok zincirinin şifreli yapısı gereği güvenliği aşmak neredeyse imkânsız olarak tanımlanabilir. Öte yandan bilgisayar ve ağ güvenliği akıllı sözleşmelerin kendi kendisini uygulayabiliyor olmasına da büyük ölçüde katkı sağlamaktadır.8
- Güven: Akıllı sözleşmenin blok zinciri teknolojisi sayesinde kaybolması veya kaybedilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi sayısız yedeğini almak da mümkündür.
- AKILLI SÖZLEŞMENİN EKSİLERİ
Akıllı sözleşmelerin yukarıda sayılan yararlarının yanında birtakım risk ve sorunlar barındırması ise eşyanın tabiatı gereğidir. Başlıca risk ve sorunları ise şu şekilde sayabiliriz:
- Geçerlilik: Bazı hukukçular akıllı sözleşmelerin geleneksel sözleşme hukukuna uygun olmadığını bildirmekte ve bu sebeple geçerliliğinin mahkemelerce kabul edilmeyeceğini ileri sürmektedirler. Örneğin, bir akıllı sözleşmede icap/kabulün ne zaman veya kim tarafından başlatıldığını dahi söylemek zordur.
- İspat Gücü: Akıllı sözleşmenin hukuken geçerli bir sözleşme olarak kabulü halinde dahi hangi kanunların uygulanacağı, şayet akıllı sözleşmeye yetkili mahkeme hükmü eklenmemişse akıllı sözleşmeden kaynaklı ihtilafın hangi mahkemenin yetki sınırlarında kalacağı, bilirkişi incelemelerinin ne şekilde yapılacağı gibi hem maddi hukuk hem de usul hukuku bakımından önemli sorunlar yaratabileceği düşünülebilir.
- Ehliyet: Akıllı sözleşmelerin, takdir edileceği üzere, uygulama alanı epey geniştir. Bu sebeple basit bir üyelik sözleşmesinden kompleks bir tedarik sözleşmesine kadar hemen her fiili duruma göre bir akıllı sözleşme akdetmek mümkündür. Bu bağlamda örneğin bilgisayarı başındaki bir küçüğün hukuken fiil ehliyeti olmadığı halde akıllı sözleşme tarafı olması ileride yaşanabilecek olasılıklardandır.
- Değiştirilemezlik: Akıllı sözleşmenin üzerinde kurulduğu blok zinciri teknolojisi sayesinde sözleşme sisteme yüklendiğinde artık hiçbir şekilde değiştirilmeyecektir. Bu durumun taraflar bakımından güven telkin eden ve doğrulanabilir mahiyette olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte madalyonun diğer tarafında, örneğin sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkabilecek yeni ve esaslı bir fiili durum yahut önemli bir değişikliğin akıllı sözleşmeye işlenemeyeceği gerçeğiyle yüzleşmek gerekmektedir.
- İçerik: Yukarıda bahsi geçen Değiştirilemezlik maddesinin bir diğer yansıması olmakla birlikte önemi nedeni ile ayrıca başlık açma ihtiyacı hissettiğimiz İçerik bakımından, bir akıllı sözleşmede yaşanabilecek tüm olasılıklara akıllı sözleşmede yer verilmesi ve kodlarının yazılması gereklidir. Basit bir sözleşmesel ilişkide İçerik ile alakalı sorun yaşanmayacak gibi görünse de özellikle kompleks sözleşmesel ilişkilerde önemli, esaslı veya öngörülemeyen hadiselerin vukuunda bunların akıllı sözleşmeye eklenemeyecek olması akıllı sözleşmelerin bir diğer zayıf tabiatı olarak göze çarpmaktadır.
- SONUÇ YERİNE
Blok zinciri teknolojisi hayatın hemen her alanında devrim yaratma potansiyeline sahip bir teknolojidir. Merkezi bir otorite ihtiyacı olmaksızın kişi ve kurumların ayrı para birimleri kullanmaları, her türlü işlemlerini güvenli bir şekilde yapmaları hayatın her alanında önemli değişiklikler oluşturacaktır. Akıllı sözleşmeler bu teknolojinin hayatımıza getirmeye başladığı yeniliklerden yalnızca birisidir. Alım – satım gibi günlük hayatta defalarca kullandığımız sözleşmeler dışarıdan basit gibi gözükse de aslında içinde birçok parametre barındıran ve geçerli olmasından hukuka uygun olarak uygulanmasına kadar karışık usuller içeren işlemlerdir. Sözleşmelere dair her uygulamanın blok zinciri teknolojisine aktarılması imkânsız olmasa da bugünden zor gözükmektedir. Tahminimiz öncelikle basit içerikli sözleşmeler için blok zincir uygulamasının yaygınlaşacağı yönündedir. Aynı zamanda blok zinciri teknolojisindeki değiştirilemezlik özelliği ne yazık ki gerçekleşmiş ve bitmiş hukuki işlemler için hukukun aradığı esnekliği ortadan kaldırmaktadır. Bu durum hata, hile ve benzeri irade sakatlayıcı işlemler açısından sorun doğurma potansiyeli taşımaktadır.
Akıllı sözleşmelerin uzun vadede gelişimi noktasında oldukça yavaş değişen hukuk disiplini ile neredeyse durmaksızın gelişme halinde olan teknolojinin çatışması izlenecek gibi görünmektedir. Teknolojik gelişim geri çevrilemeyecek bir gerçek olduğundan arzumuz, yasa koyucunun bu değişime ayak uydurabilecek hukuk normlarını gecikmeksizin üretmesidir.
KAYNAKÇA
- Osman Gazi Güçlütürk, Blockchaın: A Trustless Network Or A Technologically Disguised Shift Of Trust?, https://ssrn.com/abstract=3440044
- Mesut Serdar Çekin, Borçlar Hukuku ile Veri Koruma Hukuku Açısından Blockchain Teknolojisi ve Akıllı Sözleşmeler: Hukuk Düzenimizde Bir Paradigma Değişimine Gerek Var Mı?, İstanbul Hukuk Mecmuası, 77 (1): 315–341
- Kevin Werbach,Trust, But Verify: Why The Blockcha,n Needs The Law, https://ssrn.com/abstract=2844409
- Smart Contracts 1994 by Nick Szabo,
- Robert Hackett, Walmart and 9 Food Giants Team Up on IBM Blockchain Plans, Fortune (Aug. 22, 2017),
- Annap Derebail, Helping AIG Innovate on Its Multinational Insurance Programs with Blockchain, IBM Insurance Industry Blog (July 13, 2017)
- https://www2.deloitte.com/tr/tr/pages/finance/articles/cfo-insights-getting-smart-contracts.html
- Smart Contracts: Building Blocks for Digital Markets 1996 by Nick Szabo


