A. GİRİŞ Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan Yeni Corona Virüsü Hastalığı…
Covid-19 Salgını Hakkında Hukuki Değerlendirmeler – 4
4.
Covid-19 Salgını Hakkında Hukuki Değerlendirmeler – 4
A. GİRİŞ
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan Yeni Corona Virüsü Hastalığı (Covid-19) maalesef ülkemizde de yayılmaya başlamış, hükümetimiz de salgının yayılmasının önlenmesi amacıyla bir dizi tedbirler almıştır/almaktadır.
7244 sayılı “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (“Kanun”) isimli torba yasa 17 Nisan 2020 tarihli ve 31102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunmaktadır.
Kanun, 17.04.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte “Süre Uzatımı, Toplantı Erteleme ve Uzaktan Çalışma” başlıklı m. 2/1, (ç), (d), (e) ve (ğ) bentleri 10.03.2020 tarihinden itibaren, kısa çalışma başvuruları hakkındaki m. 8 ise 29.02.2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda siz değerli müvekkillerimize Kanun’da yer alan başlıca düzenlemeleri içerir aşağıdaki özet bilgi notunu hazırladık.
B. TİCARET HUKUKUNA DAİR DÜZENLEMELER
1. Kar Payı Dağıtımının Sınırlandırılması
Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında TTK Geçici Madde 13/1 uyarınca, Kanun’un yürürlük tarihi olan 17.04.2020 tarihi ile 30.09.2020 tarihi arasında yapılması planlanan ve toplantı gündemlerinde 2019 faaliyet yılının net kârının dağıtımı maddesi olan sermaye şirketleri genel kurulları ancak net kârın %25’ine kadar dağıtılmasına karar verebileceklerdir. Genel kurul çağrısının 17.04.2020 tarihinden önce veya sonra yapılmış olmasının herhangi bir fark yaratmayacağını da belirtmek isteriz.
Öte yandan 17.04.2020 ila 30.09.2020 tarihleri arasında yapılacak ve toplantı gündemlerinde geçmiş faaliyet yıllarında elde edilen net kârın dağıtımı veya serbest yedek akçelerden kâr dağıtımı olan genel kurulların, oranı ve miktarı ne olursa olsun bunların dağıtımı yönünde karar almaları mümkün değildir. Üstelik bu genel kurullarda yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilmesine de karar verilemeyecektir.
Herhangi bir şüpheye mahal vermemek adına, işbu düzenleme ile getirilen sınırlandırmalar 30.09.2020 tarihinden sonra yapılacak genel kurulları etkilemeyecek olup işbu genel kurullarda gerek 2019 faaliyet yılına gerek geçmiş faaliyet dönemlerine ilişkin kârın ve serbest yedek akçelerin dağıtımına ve ayrıca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilmesine karar verebilecektir.
Bahsettiğimiz sınırlandırmaya aykırı bir şekilde alınan genel kurul kararları kanaatimizce hukuken butlan ile batıl sayılacak olup herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi butlanın tespiti de ilgili herkes tarafından mahkemeden talep edilebilecektir.
Son olarak; genel kurulca 2019 yılı hesap dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı kararı alınmış ve fakat henüz pay sahiplerine ödeme yapılmamışsa veya kısmi ödeme yapılmışsa, 2019 yılı net dönem kârının yüzde yirmi beşini aşan kısma ilişkin ödemeler yukarıda belirttiğimiz sürenin sonuna kadar ertelenecektir.
2. Genel Kurulların Ertelenmesi
Kanun ile, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre dernekler tarafından verilecek bildirim ve beyannameler ile dernek genel kurul toplantıları 31.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Bu süre, 3 aya kadar İçişleri Bakanınca uzatılabilir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam eder.
Yine benzer şekilde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamındaki kooperatif genel kurul toplantıları 31.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir.
C. İŞ HUKUKUNA VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNA DAİR DÜZENLEMELER
1. Kısa Çalışma Müracaatları
Kanun ile beraber, iş müfettişleri tarafından yapılacak uygunluk tespitinin neticesi beklenmeksizin salt işverenlerin beyanları esas alınarak kısa çalışma ödeneği başvurusu kapsamında yer alan ve gerekli şartları sağlayan çalışanlara kısa çalışma ödeneği yapılması artık mümkün hale gelmiştir.
Bununla beraber önemle belirtmek gerekir ki, işverenler tarafından düzenlenen belgelerin ve verilen beyanların hatalı/yanıltıcı/aldatıcı olmasından kaynaklı yapılacak olan fazla ve yersiz ödemeler, işverenlerden yasal faizi ile birlikte tahsil edilecektir. Bu sebeple doğru ve gerçek beyanlarda bulunulması ve beyanlara uygun bir şekilde çalışma sürelerinin düzenlenmesi işverenler için büyük önem arz etmektedir.
2. Fesih Yasağı
Kanun’un esaslı değişikliklerinden birisi de, işverenlere 3 ay süresince fesih yasağı getirilmesidir. 17.04.2020 tarihini müteakiben 3 ay süresince işverenler ayrım yapılmaksızın her türlü iş ve hizmet sözleşmelerini, başta 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesinde düzenlenen ve sair kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında hiçbir şekilde feshedemeyeceklerdir.
Cumhurbaşkanı tarafından anılan 3 aylık bu süre, 6 aya kadar uzatılabilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi ise;
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
Şayet işveren bahsi geçen düzenlemeye aykırı hareket ederse sözleşmesi feshedilen her işçi başına aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası işveren aleyhinde tahakkuk ettirilecektir. İlgili idari para cezasına ilaveten, bu süreler dâhilinde yapılacak her türlü fesih geçersiz kılınacak ve işverenlerin işe iade ile kıdem ve ihbar tazminatı riskleri de söz konusu olacaktır.
Bununla birlikte işçinin istifa etmesi, belirli süreli iş sözleşmesinin sürenin sonunda kendiliğinden sona ermesi, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranması sonucunda iş sözleşmesinin sonlandırılması gibi hallerin ise fesih yasağı kapsamında sayılmayacağını hatırlatmak isteriz.
3. Ücretsiz İzin
Kanun ile işverenlerin çalışanlarını tek taraflı olarak herhangi bir muvafakat/onay/rıza şartı aranmaksızın kısmen veya tamamen ücretsiz izne çıkartabileceği düzenlenmiştir.
İşverenlerin çalışanlarını bu şekilde ücretsiz izne göndermesi halinde ise, bu durum çalışanlara iş sözleşmesini fesih hakkı tanımamaktadır.
Bununla birlikte işverenlerin, hâlihazırda hızlandırılmış ve kolaylaştırılmış kısa çalışma ödeneğine müracaat yerine tamamıyla keyfi olarak ücretsiz izin yöntemine başvurmaları Kanun’un getirmek istediği koruma amacına aykırılık teşkil edebilecek olup bu halde işverenin kötü niyetli davranışına bağlı olarak işçi açısından haklı fesih nedeni ortaya çıkabileceği düşünülebilir. Zira işveren kötü niyetli bir şekilde işçi aleyhine hareket ederek işçi zararına işlem yapmış olmaktadır. Bu sebeple işverenlerin ücretsiz izin uygulamasını tercih ederken ileride işçisi ile hukuki bir ihtilaf yaşamamak adına objektif davranmasını ve keyfi hareket etmemesini tavsiye eder, şayet şartları sağlanıyorsa da öncelikli olarak kısa çalışma ödeneğine müracaatın değerlendirilmesinin önem arz ettiğini bildirmek isteriz.
4. Geçici İstihdam Ödeneği
Ücretsiz izne çıkartılan, kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan veya 15.03.2020 tarihinden sonra iş akdi feshedilen çalışanlara bir ücret desteği sağlanacaktır. Sağlanacak olan ödenek günlük 39,24-TL tutarındadır. Anılan destek feshin yasak olduğu ve işsiz kalınan süre ile sınırlı olacak şekilde uygulanacak olup, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alan sigortalılar ise kapsam dışında tutulacaktır. İŞKUR tarafından yapılacak bu ödemelerden sadece damga vergisi kesintisi yapılacaktır.
Bu süreçte ücret desteği alan çalışanlar aynı zamanda ücretsiz sağlık hizmetinden de faydalanmaya devam edebilecektir.
Ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanacak ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.
5. Süre Uzatımı
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki yetki tespitlerinin verilmesi, toplu iş sözleşmelerinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ile grev ve lokavta ilişkin süreler bu maddenin yürürlüğe girdiği 17.04.2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle uzatılmıştır.
Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan üç aylık süreyi bitiminden itibaren üç aya kadar uzatmaya yetkilidir.
D. PERAKENDE TİCARET DÜZENLENMESİ HAKKINDAKİ KANUNA DAİR DÜZENLENMELER
Salgınla mücadele döneminde fırsatçılığı önlemek, fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve haksız fiyat uygulamalarının önüne geçmek amacıyla Kanun ile 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a aşağıdaki ek madde eklenmiştir:
Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamaz.
Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamaz.
Üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik düzenlemeler yapmak, gerektiğinde denetim ve incelemelerde bulunarak idari para cezası uygulamak ve her türlü tedbiri almak amacıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturulur.
7244 sayılı Kanun m. 13 uyarınca 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un yukarıda belirtilen ek madde 1’de belirtilen fahiş fiyat artışı yasağına aykırı hareket edenlere on bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar, piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunanlar hakkında ise elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, anılan idari para cezalarını uygulamaya yetkilidir.
E. DİĞER DÜZENLEMELER
- Faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunamayan işletmelerin yıllık ilan ve reklam vergileri ile yıllık çevre temizlik vergilerinin, faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunulamayan dönemlere isabet eden kısımlarının alınmaması,
- Belediyelerin gelir vergisi stopajı ödemeleri ile sosyal sigorta prim ödemelerinin 3 ay süreyle ertelenmesi,
- Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoloji geliştirme bölgelerinde yürütülen faaliyetlerin, destek ve teşvikler devam edecek şekilde, geçici süreyle bölge dışından yürütülmesine izin verilebilmesi,
- Hazine ve belediye taşınmazları ile milli parklar ve Orman Genel Müdürlüğü taşınmazlarına ve izinlerine ait borçların üç ay süreyle ertelenmesi konusunda yetkili kurum veya organların yetkilendirilmesi ve
- TEDAŞ’ın elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarının yapılandırılması Kanun ile getirilen sair düzenlemelerdir.


