A. GİRİŞ Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan Yeni Corona Virüsü Hastalığı…
Covid-19 Salgını Hakkında Hukuki Değerlendirmeler – 2
2.
Covid-19 Salgını Hakkında Hukuki Değerlendirmeler – 2
A. GİRİŞ
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan Yeni Corona Virüsü Hastalığı (Covid-19) maalesef ülkemizde de yayılmıştır. Salgının kamu düzenini ciddi oranda tehlikeye atması nedeniyle kişi ve kurumların bu süreçten görecekleri zararları asgari düzeyde tutmak adına birtakım kamusal tedbirler alınmaktadır. Bu kapsamda birtakım işyerlerinin kapatılması, işletmelere vergi ve kredi ödemelerinde kolaylıklar sağlanması gibi bir yandan salgının yayılımının önlenmesi bir yandan da ekonomik hasarın azaltılması amaçlanmaktadır. Sizlerle paylaştığımız bilgi notları ile yayımlanan yeni karar, tebliğ ve genelgelerde bulunan yeni tedbirlere ilişkin güncel bilgi aktarımı yapmayı hedefliyoruz.
Bu bilgi notunda virüs salgınına ilişkin alınan hukuki tedbirler açıklanmaktadır. Hukuki tedbirlerde öncelikli hedefler adliyelerdeki insan kalabalığının azaltılması ve kişi ve kurumların bu süreçte hukuken hak kaybına uğramasının önüne geçilmesidir. Bu nedenle genel anlamda gerek dava gerekse icra süreçlerinin durdurulmasına ve yeni işlemlerin yapılmamasına ya da yalnızca sanal ortamda yapılmasına ilişkin kararlar alınmıştır. Ayrıca belirli hukuki ve cezai yaptırımların ertelenmesine karar verilmiştir.
B. İCRA TAKİPLERİNE İLİŞKİN TEDBİRLER
1. İcra Takiplerinin Durması
İcra İflas Kanunu’nun 330. maddesinde “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.” hükmüne yer verilmektedir. Bu hükme dayanarak Cumhurbaşkanlığı tarafından 2279 sayılı “İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkına Karar” alınmış ve 22.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu karar uyarınca 22.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar ülke genelinde nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere,
– tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına,
– takiplerde taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına,
– yeni takip açılmamasına ve
– ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine karar verilmiştir.
Bu karar ile, nafaka alacaklarına ilişkin olanlar hariç, tüm icra takipleri ilan tarihinde durdurulmuştur. Durdurma kararının anlamı takiplerin geldiği aşama ne ise orada tutulması ve ilerletilmemesidir. Zaten icra takibine ilişkin yeni bir işlem yapılması da mümkün değildir. Örneğin, karar tarihinde takip
kesinleştiyse sonradan haciz talebinde bulunulamayacak, bir mala haciz koyulduysa o malın satışı istenemeyecektir. En önemlisi bu durma süresi içerisinde yeni bir icra takibi başlatılamayacaktır. Bu durum ipotek, kambiyo senedi ve ilama dayanan icra takiplerini de kapsamaktadır. Aynı zamanda işçi alacakları için de bu süreçte yeni icra takibi başlatılamayacaktır.
Karar icra takibinin taraflarınca yapılacak işlemler ile takibi ileri safhaya taşıyacak tüm işlemlerin yapılmasını yasaklamaktadır. Öte yandan icra dosyalarına rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve ödeme tutarları alacaklıların hesaplarına aktarılabilecektir.
Karardan önce kesinleşen maaş haciz ihbarnameleri kapsamında çalışanların maaşından kesinti yapılarak icra dairesine ödeme yapılıp yapılmayacağı konusu gerek kararda gerekse Adalet Bakanlığı’nın konuya ilişkin 24.03.2020 tarihli genelgesinde açık bir şekilde belirtilmemiştir. İcra takipleri durdurularak mevcut durumlarında muhafaza edilmektedir. İcra takiplerine ilişkin takip ve taraf işlemleri durdurulmuş olup takip açısından 3. kişi konumunda bulunan borçlu işverenlerin işlemleri durdurulmamıştır. AG Hukuk Bürosu olarak;
– Cumhurbaşkanlığı kararından önce tarafınıza ulaşan maaş haciz ihbarnameleri kapsamında çalışanların maaşından kesinti yapılmasına devam edilmesini,
– Karar tarihinden sonra tebliğ edilen ihbarnamelerden yalnızca nafaka alacağına ilişkin hacizler için maaşlardan kesinti yapılmasını, diğer ihbarnameler için kesinti yapılmamasını
tavsiye ederiz.
2. İcra Takiplerinde İşleyen Sürelerin Durması
Cumhurbaşkanlığı kararı ile icra takiplerinin durdurulmasının üzerine, TBMM’de 25.03.2020 tarihinde kabul edilen ve 26.03.2020 tarih 31080(Mükerrer) no’lu Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Kanun ile icra takiplerine ilişkin ek tedbirler alınmıştır. Söz konusu kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere İcra İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler 22.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmuştur. Sürelerin durdurulmasının amacı ilgililerin bu süreçte gerekli başvuruları yapamayarak hak kaybına uğramalarını önlemektir. Kanun hükmünde karada da yer alan icra takiplerinin durdurulmasına da yer verilmiştir.
Sürelerin durdurulmasının anlamı, 22.03.2020 tarihinde icra takiplerine ilişkin henüz işlemekte olan herhangi bir sürenin olduğu yerde kalması ve bu süreçte sona ermemesi demektir. Örnek olarak, ödeme emrine itiraz etme, haciz yenileme ya da satış isteme süreleri hangi günde ise orada duracaktır. Bu süre 30.04.2020 tarihinden sonra kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Üstelik 22.03.2020 tarihinden sürenin bitimine 15 günden daha az kalmış olması halinde durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacaktır. Durma süresi Cumhurbaşkanlığı tarafından salgının devam etmesi halinde 6 ayı geçmemek üzere bir kez uzatılabilir.
Önemle belirtilmelidir ki bu süreçte;
– İcra takip işlemleri ve bu işlemlere ilişkin süreler hem borçlu hem de alacaklı için durmuştur. Yani bu tedbirler icra takibinin bir tarafını korumak amaçlı değil, iş ve işlemlerin yoğunluğunu azaltma amaçlıdır.
– Ödenmeyen çek ve kambiyo senetleri nedeniyle takip başlatılamayacaktır.
İcra takiplerine ilişkin iş ve işlemler ile süreler durmuş olmakla birlikte UYAP Sistemi’nden takip ederek icra dosyalarındaki her türlü gelişmeden sizleri haberdar edeceğimizi bildiririz.
C. MAHKEMELERE VE DİĞER SÜRELERE İLİŞKİN TEDBİRLER
Mahkemelerde yürütülen iş ve işlemler ile ilgili olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu duruşma ve keşiflerin ertelenmesi kararı vermiştir. Bu karar kapsamında mevcut duruşmalar hakkında mahkemeler erteleme kararı vermektedir. Bu kararlarda gerekli işlemlerin duruşma yapılma mecburiyeti olmaksızın gerçekleştirileceği ifade edilmektedir.
Duruşmaların ertelenmesine ek olarak 7226 sayılı Kanun ile;
– Dava açma süreleri
– İcra takibi başlatma süreleri
– Başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri,
– Hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri
– Bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler;
– İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler,
13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmuştur. Burada sadece sürelerin durdurulduğuna dikkate etmek gerekir. Yani icrada olduğu gibi işlem yapılmasına bir engel yoktur. Bu süreçte dava açılabilir, davaya cevap verilebilir, şikâyet, itiraz ve ihtar yapılabilir. Fakat bu iş ve işlemlerin yapılması için kanunda öngörülen süreler yukarıda belirtilen tarihler arasında işlemeyecek ve süre kaçırılmayacaktır. Yine bu sürelerin durma tarihinde 15 günden az olması halinde durma süresinin bitiminden itibaren 15 gün olarak devam edecektir.
Yukarıda belirtilen sürelerin durması para borçlarının vadesinde ödenmemesi halinde faiz işletilmesine engel değildir. Ödenmeyen borçlar için takip başlatılamasa dahi temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebilir ve bu faiz tutarı icra işlemleri başladığında icra takibine konu edilebilir.
Ayrıca kanunda banka teminat mektupları için bir hüküm getirilmemiştir. Bu nedenle aksi yönde bir karar ya da düzenleme getirilene kadar teminat mektuplarının bankaya ibraz edilerek bozdurulabilme ihtimali mevcuttur. Öte yandan bankaların mücbir sebep nedeniyle aksi yönde bir tutum benimsemesi de muhtemel olup bu konu belirsizliğini korumaktadır.
Bu süreçte duruşmaların ertelenmesine ve sürelerin durmasına rağmen mahkemelerin kararlarına UYAP Sistemi üzerinden ulaşarak gerekli ve önemli hususlarda sizleri bilgilendireceğimizi ve dava dosyalarında sürenin sonuna kadar beklemeksizin gerekli aksiyonları alacağımızı ifade ederiz.
D. KONKORDATO MÜHLETİNİN DURUMU
Önemle belirtilmelidir ki bu süreçte konkordato ilan etmiş şirket ve kişiler açısından konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları devam edecektir. Üstelik icra takiplerine ilişkin getirilen kısıtlamalar da bu sonuçlara eklenecektir. Konkordato mühletinde olan şirketler aleyhine birkaç istisna dışında icra takibi başlatılamıyordu. Fakat bu süreçte hiçbir icra takibi başlatılamayacaktır. Öte yandan konkordato mühleti içerisinde bulunan şirketler de aynı kısıtlamalara tabi olacak ve onlar da icra takibi başlatamayacak, mevcut takiplerini devam ettiremeyecektir.
13/03/2020-30/04/2020 tarihleri arasındaki sürede konkordato mühletinin sonuçları devam edecek olmakla birlikte bu sürenin mühletten sayılmayacağı yönünde kanıya varılmıştır. Açık bir hükme yer verilmemiş olmakla birlikte bu süreçte tüm süreler durduğundan, durma süresinde geçen süre geçici mühlet için verilen 3 ay ya da kesin mühlet için verilen 1 yıldan sayılmayacağı düşünülmektedir. Mühlet için verilen süre durma tarihinde hangi aşamada ise durma süresi bitiminde oradan devam edecektir.
İcra takiplerinin aksine konkordato başvurusu için bir engel getirilmemiştir. Her ne kadar sürenin sonuna kadar pratik bir faydası kalmamışsa da ilgililer kanunda belirtilen şartları evrakları tamamlayarak konkordato başvurusu yapabilirler. Yani borçlu şirketlerin bu yola gitme imkânlarının devam ettiğini hatırlatmak isteriz.
E. KİRA SÖZLEŞMELERİ
Önceki bilgi notumuzda virüs salgınının sözleşmeler açısından mücbir sebep sayılacağından bahsetmiştik. Bu durum ticari ilişkileri durma noktasına getirdiğinden bilhassa işyeri kira bedelleri açısından soru işaretleri oluşmaktaydı. 7226 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi ile;
“1/3/2020 tarihinden 30/6/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz.”
düzenlemesi getirilmiştir. Bu düzenleme ile Mart-Nisan-Mayıs-Haziran aylarına dair işyeri kira bedellerinin ödenmemesinin kira sözleşmesinin feshine ve işyerinin tahliyesine sebep oluşturmayacağı kurala bağlanmıştır. Buradaki sürenin yukarıdaki süreden daha uzun tutulduğuna dikkat çekeriz.
Bu aylarda vadesi gelen kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle kiraya verenler kira sözleşmesini feshedemeyecek ve işyerini tahliye ettiremeyecektir.
Fakat bu hüküm kiraya verenlerin ödenmeyen kira bedelleri için icra takibi başlatmasına engel değildir. 30.04.2020 tarihinden sonra icra takibinin engellendiği durma süresinin uzatılmaması durumunda işyeri sahibi, ödenmeyen kira bedeli için takip başlatabilir, takibin kesinleşmesi üzerine haciz işlemleri uygulayabilir.
Bununla birlikte sözleşmeyi feshedemez ve tahliye prosedürünü işletemez. Bu noktada yukarıda da belirtildiği üzere ödenmeyen kira bedelleri için faiz işletilebileceğini hatırlatmak isteriz. Yine teminat mektuplarının bankaya ibraz edilerek bozdurulmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.
F. KREDİ VE ÇEKLERE İLİŞKİN DÜZENLEMELER
7226 sayılı Kanun’un 48. maddesi Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir
“(1) Anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 24/3/2020 tarihinden önce olup da; kullandığı nakdî ve gayrî nakdî kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin 5411 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi hükmü uyarınca kurulan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının 31/12/2020 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmaz.”
Bu hüküm uyarınca ödeme tarihi 24.03.2020 tarihinden önce olup da ödenmeyen protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ve karşılıksız çıkan çeklere ilişkin tutulan sicil kayıtları, ilgili borçların 31.12.2020 tarihine kadar ödenmesi halinde dikkate alınmayacaktır.
Ø 7226 sayılı Kanun’un 49. maddesi ile Çek Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek suçu kapsamında 24.03.2020 tarihine kadar işlenen suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulmuştur. Mahkûmiyete sebep olan çek borcunun maddede düzenlenen usule göre vadesinde ödenmesi halinde ortadan kaldırılacağı öngörülmüştür
Dikkat edilmelidir ki karşılıksız çek nedeniyle Çek Kanunu’nda öngörülen ceza yaptırımı için 24.03.2020 tarihinden sonra işlenecek suçlar bakımından bir durma/erteleme kararı henüz verilmemiştir. Böyle bir karar verilene kadar çekin karşılıksız çıkması halinde cezai yaptırım ile karşılaşma ihtimali mevcuttur.


